Doç. Dr. Adem Palabıyık’tan ‘Gezi olayları ve Kavala davası’ açıklaması

Doç. Dr. Adem Palabıyık, Osman Kavala ve Yolculuk olaylarına ilişkin İHA’ya yaptığı açıklamada, Gezi olaylarına dair değerleme yapılırken muhakkak iddianame okunmasını ve değerlendirmelerin buna göre yapılması gerektiğini açıklama etti. Palabıyık, “Osman Kavala, Gezi iddianamesinde epeyce kayda değer bir yerde duruyor. Çünkü CANVAS isimli bir yapılanmanın manâlı bir parçası olarak Türkiye’de faaliyet bildiren alan içinde yer alıyor. CANVAS denilen yapı ise özellikle Soros tarafından desteklenen bir niteliğe sahip ve çoğu ülkede farklı isimlerde faaliyet gösteriyor. CANVAS’ın açılımı ‘Uygulamalı Baskı İçermeyen Eylem ve Stratefler Merkezi’dir. Bu merkez Gürcistan’da YETER, Ukrayna’da ZAMANI, Kırgızistan’da BİRLİKTE, İran’da OGGİ, Rusya’da OBORONA ismiyle yer alıyor. Ve bu ülkelerde meydana gelen ahali ayaklanmalarında etkili bir rol oynuyor. Mesela Gürcistan’daki turuncu devrimini önemli bir parçası olarak rol aldılar, ayrıca Ukrayna ve Kırgızistan’da önemli anlamda örgütlendiler. Türkiye’de ise OCOOPYTURKEY etiketi ile Taksim Dayanışması adı aşağı örgütlendiler. Lakin bu örgütlenme Wall Street süreci ile başladı. ABD’de de etkin olmaya çalıştılar fakat izin verilmedi. 2012 yılından itibaren bilhassa OccopyTurkey sayfası kullanıma açıldı ve yoğun biçimde fonksiyonel ülkü getirildi. Taksim Platformu oluşturuldu. Örneğin ABD’de Wall Street eylemi ile birlikte Ayaklan İstanbul etiketi yine CANNAS isimli yapıların Türkiye kolu olan Gezi Direnişi etiketi ile güncellenmeye başlandı. Örneğin Darı devriminden sonra Sisi’yi destekleyen bir kesim yeniden CANVAS’a alt yapılar tarafından inşa edildi. Hatta 2012 yılında bir takım isimler uzun süre Mısır’da bulundu, bu isimler arasında Osman Kavala da vardı. Osman Kavala o dönemde bir takım isimler ile çok yakın çalıştı ve bu isimler CANNAS denilen yapının bileşenleriydi. Ivan Maroviç, Slobodan Djinovic, Jelena Djinovic, Breza Race ve bazı isimler bilhassa araştırılmalıdır. Bu isimlerin uçak kayıtlarına bakıldığında CANVAS’ın etkin olduğu ülkeler ile Türkiye aralarında mekik dokudukları görülmüştür” dedi.

“Bu yapılar şiddetsiz ayaklanmayı teşvik eder, Seyahat de o kadar oldu”

Açıklamalarına bu yapıların özellikleri ile sürekli Sosyolog Palabıyık, şunları açıklama etti:
“CANNAS gibi yapılar şiddete başvurmayı istemez çünkü yumuşak geçiş taşıyan bir devrimden yanadır. Mesela Yolculuk’de, ahali konuşmaları, muhalefet destek mektupları, imzalı basın açıklamaları, kitlesel imza kampanyaları, sloganlar, pankartlar, el ilanları, küçümseyen ödüller, grup lobileri, semboller ve renkler (siyahlı bayan, vb.), ibadet ve tapınma (örneğin İftar yemeği düzenlenmişti), soyunmak, tiyatro gösterisi (M. A. Alabora oyun sergilemişti), gece nöbetleri, sahte cenazeler, sahte matemler, sessizlik, duran adam gibi yaklaşık 200 adımdan bahsedilebilir ve bunlar CANVAS kadar kanımca öneriliyor. Gezi’de, yani OccopyTurkey ya da Taksim Platformu’nda hepsini gördük. Açık Toplum Vakfı ile de Osman Kavala aracılığı ile Türkiye’ye önemli para aktarımı yapıldı ve Yolculuk olayları fiziki olarak finanse edildi. Seyahat’ye katılanların jurnal ihtiyaçları Açık Toplum Vakfı göre, yani Osman Kavala tarafından karşılanıyordu”.

“Davutoğlu ve Babacan’da, Kavala’ya dava açanlar aralarında yer alıyor, hatırlanmalı”

Osman Kavala’nın özellikle bazı isimlerle görüşmeler yaptığını sözlerine ekleyen Palabıyık, “Unutulmamalıdır ki Osman Kavala o süreçte M. A Alabora ve Can Dündar gibi isimlerle çoğu kez telefonda görüşmüştür. Bunlar rastlantı değildir. Hem Kavala’nın, Soros destekli yapılarla koordinasyon içinde olduğu da dağıtılmış ülkelere yaptığı ziyaretlerden de anlaşılmaktadır. Kavala, 15 dakikalık Yolculuk olaylarına dair video hazırlatmış, kendisi de bu videoda konuşmuş ve videoyu bir yönetmene ileterek Erivan’daki film festivalinde gösterime girmesi için fiziki destek sağlayacağını açıklama etmiştir. Yine değişik konuları karşılaşmak için M. A. Alabora’yı da ülke dışına gösteri etmiş ve her türlü giderleri Kavala karşılamıştır. Kavala bununla kalmamış. O dönem bazı öğrencilere de yardım olmuştur lakin görüştüğü öğrencilerin telefonlarında Ahali Kurtuluş Cephesi ve Öcalan’ın fotoğrafları çıkmıştır. Acilen sormak lüzumlu, o dönem, AK Parti hükümetinde yer alan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan için Yolculuk eylemleri makul değildi de acilen mi makul oldu? Yoksa Kavala derhal mi günahsız ışık halkası geldi? Kavala’nın, Seyahat’deki rolü bu kadar iyi bilinmesine rağmen hala nelere itiraz edilir, anlaşılabilir gibi değildir. Sosyologlar, toplumları nelerin harekete geçirdiğini iyi çözümleme eder, bu tahlil sürecinde de terörize edilen olayları ayırır. Yolculuk olayları en ince ayrıntısına kadar terörize olmuş bir organizasyondu” biçiminde konuştu.

Vahit Olcay

sizlere yenihabervar.com farkıyla sunulmuştur

By admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir